Bugun...



TÜRKİYEDE İŞSİZLİK VE İŞPORTACILIKL SORUNU / LÜTFÜ CANER
Tarih: 16-03-2017 22:33:10 Güncelleme: 29-04-2017 22:56:10 + -


Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan yakın tarih 2002 yıllarına kadar, Türkiye ekonomisini bir şekilde vesayetleri altında tutan Batı Dünyasının Türk ekonomisini yönlendirmesinden dolayı, maalesef Türkiye ekonomide gerekli olan başarıyı bir türlü sağlayamadı.

facebook-paylas
Tarih: 16-03-2017 22:33

TÜRKİYEDE İŞSİZLİK VE İŞPORTACILIKL SORUNU / LÜTFÜ CANER

Yazar: Lütfü CANER

 

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan yakın tarih 2002 yıllarına kadar, Türkiye ekonomisini bir şekilde vesayetleri altında tutan Batı Dünyasının Türk ekonomisini yönlendirmesinden dolayı, maalesef Türkiye ekonomide gerekli olan başarıyı   bir türlü sağlayamadı. Zaten Batının amacı da buydu.Çünkü onların asıl amacı; Türkiye ekonomide hiç zaman onların çıktığı seviyeye çıkmamalıydı..


Mesela  biz Türkiye olarak ikinci Dünya savaşına girmedik, fakat bizden 20 / 25 yıl sonra, 1945’lerde ikinci Dünya savaşına girip adeta bütün ekonomisi yerle bir olan ve büyük oranda insan gücü kaybına uğrayan  Almanya ve Japonya, şu anda ekonomi ve sosyal gelişmişlik düzeyinde bizden fersah fersah ilerideler. Biz ise Türkiye olarak, Dünya’da üçüncü Dünya ülkeleri sınıfındaydık, daha dün 2002’lere kadar..

Çünkü Türkiye 1940’lardan sonra,  Osmanlıyı yıkan, parçalayan  gelişmiş egemen Dünya ülkelerinin vesayeti altında  ekonomik, sosyal siyasal bir süreci yaşadı 2002’lere kadar. İşte  egemen süper güçler tarafından vesayet altına alınmış olan bu sürecin neticeleri sonucunda, Türkiye’nin ekonomik ve sanayi kalkınması gerçekleşmedi ve yeterli derecede iş alanları, iş imkanlarının oluşmaması sağlanamadı. Evet, işte bütün bu olumsuzlukların neticesinde,  Enformel diye tabir edilen kayıt dışı sektörler meydana gelmiştir. İşte bu sektörlerde biri de, Türkiye’nin önemli bir sosyal yarası olan kayıt dışı sektör ve  çoğu insanımızın mecburiyetten dolayı geçimini sağladığı (İŞPORTACILIKTIR..)

Resmi mevzuat’tan yeri olmayan ve kayıt dışı Enformel sektör diye adlandırılan işportacılık konusunda, maalesef devlet yıllardır şimdiye kadar sokaklarda ömür tüketen bu insanların sorunlarına kalıcı bir çözüm projesi ortaya koymamış ve bu insanların sorunları ile ciddi anlamda ilgilenmemiştir..

Maalesef devlet şimdiye kadar bu insanları yok saymış ve bazı belediyeler, zabıta ve polis gücüyle bu insanların mallarına el koyarak, kırarak, dökerek ve ceza yazarak bu insanları adeta yok saymıştır. Devlet bu insanlarında bu vatanın birer vatandaşları olduklarını, askerlik görevlerini yaptıklarını, elektrik, su, doğal gaz, PTT, gibi kurumlarda aldıkları hizmetin vergisini her vatandaş gibi verdiklerini  ve diğer tüm vatandaşlar gibi vatandaşlık vazifelerini eksiksiz yerine getirdiklerini devlet adeta unutmuş durumdadır..

95 yıldır kurulmuş olan Türkiye Cumhuriyeti devleti, geçen 95 yıllık süreçte görevini yapıp bu insanlara iş, aş ve çalışma imkanı sunması gerekirken, ancak tek çözüm olarak polis ve belediye zabıtası ile bu insanları sokaklarda kovalayıp mallarını  alıp kırıp dökerek, adeta bir suçlu muamelesine tabi tutmuştur bu insanları..

Bütün bu olumsuzluklardan söz ederken; elbette ki,  biz bütün cadde ve sokaklar başıboş bırakılsın, halkın geçişleri  engellensin, vatandaşların iş yerlerinin ve dükkanlarnın önü kapatılsın, meydanlar başı boş bırakılıp hoş olmayan çirkin görüntüler sergilensin demiyoruz. Böylesine bir başıboşluğa kesinlikle karşıyız ve böyle bir durumu asla istemiyoruz. Bu konuda, elbette ki polis görevini yapacak, zabıta görevini yapacak ve toplumun asayişini sağlayacaktır..

Evet, bizim burada asıl söylemeye çalıştığımız konu şudur: bu insanlara her vatandaş gibi yaşamak zorundadır ve  devlet şimdiye kadar bu insanlara bir iş imkanı vermemiştir.  Evet, maddi imkanlardan yoksun olan, yeterli tahsili olmayan bu insanlar da her insan gibi ailelerini geçindirmek zorunda oldukları gerçeğini devletin bazı yetkililerine hatırlatmak istiyoruz..

Bu insanlar bu ülkenin vatandaşları ve herkes gibi askerlik yaptılar. Bütün vatandaşlık vazifelerini eksiksiz yapıyorlar. Devletin imkansızlıktan veya duyarsızlıktan dolayı bir iş imkanı vermediği bu insanlar; her gün devlet kapılarında oturup beklemek yerine, kendi  imkanları ile zorda olsa sokaklarda  sağlıksız koşullarda geçimlerini  sağlamaya çalışıyorlar. Aslında devlet bu insanlar teşekkür etmesi lazımdır..

Şöyle bir düşünün; her gün milyonlarca insanın devlet kapılarında  aç ve perişan bekleyip bir iş istediğini düşünün, böylesine bir durum karşısında toplumda huzur ve sükunetin oluşması mümkün müdür?

Yıllardır işportacılıkla geçimlerini sağlamaya çalışan bu insanlar, devletin kendilerine bir iş imkanı sununcaya kadar veya doğru dürüst bir iş imkanı buluncaya  kadar, kar, kış , yağmur, çamur, sıcak soğuk demeden, sağlıksız koşullarda bütün sosyal güvencelerden yoksun zorda olsa geçimlerini temin edip ailelerini geçindiriyor ve devlete yük olmuyorlar. Toplumdaki sosyal dengeyi ve huzuru sağladıkları için aslında devletin bu insanlara teşekkür etmesi lazımdır..

Eğer siz Türkiye’de sayıları beş milyonu aşan bu insanları sorunlarına duyarsız kalırsanız; elbete ki toplumda sosyal denge her gün biraz daha bozulur. Mesela 5 milyon İşportacı ailede, ortalama 5 nüfus olarak düşündüğünüzde, bu 25 milyon nüfus eder. Yani demek istiyoruz ki, devlet olarak, bugün Türkiye’de mecburiyetten dolayı, geçimini işporta’dan sağlamaya çalışan 20/25 milyon kişilik bir işportacı aile nüfusu ile karşı karşıyasınız. Bu insanları yok sayamazsınız. Sokaklarda işportacılık yapan bu insanlara gidin sorunuz; hiç birisi bu işi isteyerek yapmıyor. Çünkü yaşamak zorunda oldukları için, bu işi mecburiyetten  dolayı yapmaktadırlar. Onun için devlet, polis ve zabıta baskısı ile yıllardır sürdürdüğü bu yanlış politikaları bir kenara bırakıp, bu insanları yok saymak yerine, çözümler üretmek zorundadır..

PEKİ  İŞPORTACILIK  SORUNU  NASIL ÇÖZÜLÜR ?

Evet, işporta sorununu kısa zamanda kökten çözmek  elbete ki mümkün değildir. Çünkü bu soruna yıllardır ciddi bir çözün araştırılmamış ve kendi haline bırakıldığı için, devasa bir hal  almıştır. Fakat var olan imkanlar dahilinde eğer soruna yapıcı yaklaşırsanız, hayatın her alanında olduğu gibi, bu sorununda  asgari bir seviyeye indirebilir ve toplumu rahatlatırsınız. Yok eğer ucuz politikalarla bu işe yaklaşır, palyatif tedbirlerle ve polis zabıta vasıtası ile sorunu geçiştirmeye kalkarsanız, bu sorun böyle sürer gider ve toplumdaki sosyal denge her gün biraz daha bozulur ve bir gün gelir toplumda gerekli olan huzur ve sükuneti asla sağlayamazsınız..

Evet, devletin merci makamlarına sesleniyorum: yıllardır ülkemizin bir sosyal yarası olan işportacılık sorunu asla çözümsüz değildir. 1994 yılında, İstanbul Belediye Başkanı olan Cumhurbaşkanımız, Sayın R.Tayyip Erdoğan’ın Belediye Başkanlığı döneminde, benim de o dönemde kısa adı ( İş Kor Der) olan  (İşportacıları Koruma Derneği)  başkanı idim. O dönemde Belediye Başkanımız Sayın Erdoğan’a sunduğumuz Proje kabul görmüş ve yapılan bazı çalışmalar neticesinde, çok kısa zamanda birçok insanımız sokakta kurtulmuş ve şimdi o, insanlar dükkan sahibi, iş güç sahibi olarak sokaklarda kurtulmuş hayatlarını güvence  içinde sürdürmektedeler..

Fakat  o, dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olan Sayın Erdoğan görevden alınınca, bu söz konusu proje maalesef rafa kaldırıldı..

İşte o, dönemde uygulanan bu proje: şimdi bütün Türkiye genelinde uygulanabilir ve büyük şehirlere yönelen göçler önemli derecede durdurulabilir. Sorunlar hiç bir zaman çözümsüz değildir. Geçmişte  işporta sorununa çözüm bulmaya çalışan kişilerde biri olarak, bu gerçeği söylüyorum ve devletin merci makamlarının dikkatlerine önemle arz ediyorum..

Bu projenin tekrar uygulanması halinde, bu insanlar kendi kentlerinden geçimlerini sağlayıp kayıt altına alınacaklar. Belediye’ye işgaliye verecekler. Yer durumuna göre devlete götürü usulden vergi verecekler. Büyük kentlere devam eden göçler duracak ve toplumda bir rahatlama sağlanacaktır..

Evet, geçmişte bu sorunu çözmeye çalışan  insanlardan biri Lütfü CANER olarak diyorum ki: İşporta sorununu kesinlikle çözümsüz değildir. Bu sorunu asgari bir düzeye indirebilirsiniz. Bu insanları kısa bir zamanda sokaklarda kurtarıp kayıt altına alabilir ve reel ekonomiye kazandırabilirsiniz..

Evet, devletin yetkili mercilerine sesleniyorum: 1994 yılında dönemin İstanbul Büyükşehir belediye Başkanı Sayın R. Tayyip Erdoğan bu Projeyi başlattı, fakat bir şiir okudu diye ona fırsat vermediler ve görevden aldılar. Şimdi bu proje yeniden başlatılıp Türkiye genelinde işporta alanında kentlerde önemli bir rahatlama sağlanabilir...!

Yetkili mercilerin dikkatlerine önemle arz edilir... / Saygılarımla.

 

Lütfü CANER / lutfucaner44/gmail.com




Bu haber 603 defa okunmuştur.

Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER İŞPORTACILARA ÇÖZÜM Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • URFA RESİMLERİ
    URFA RESİMLERİ
  • MALATYA RESİMLERİ
    MALATYA RESİMLERİ
  • KAYSERİ RESİMLERİ
    KAYSERİ RESİMLERİ
  • İSTANBUL RESİMLERİ
    İSTANBUL RESİMLERİ
  1. URFA RESİMLERİ
  2. MALATYA RESİMLERİ
  3. KAYSERİ RESİMLERİ
  4. İSTANBUL RESİMLERİ
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Azdin Erdoğan / Elimde değil
    Azdin Erdoğan / Elimde değil
  • KIVIRCIK ALİ / BİR SELAM SAL SABAH OLSUN
    KIVIRCIK ALİ / BİR SELAM SAL SABAH OLSUN
  • İZZET YILDIZHAN / AY BULUTA GİRMİŞ
    İZZET YILDIZHAN / AY BULUTA GİRMİŞ
  • CELAL ÇOLAK / DUYDUN MU / 2010
    CELAL ÇOLAK / DUYDUN MU / 2010
  • İzzettin Aydoğan ( Lo Askero ) Pötürge Türküsü / Kürtçe
    İzzettin Aydoğan ( Lo Askero ) Pötürge Türküsü / Kürtçe
  • Selahattin Demircan / Gule Zeman - Kürtçe İlahi
    Selahattin Demircan / Gule Zeman - Kürtçe İlahi
  1. Azdin Erdoğan / Elimde değil
  2. KIVIRCIK ALİ / BİR SELAM SAL SABAH OLSUN
  3. İZZET YILDIZHAN / AY BULUTA GİRMİŞ
  4. CELAL ÇOLAK / DUYDUN MU / 2010
  5. İzzettin Aydoğan ( Lo Askero ) Pötürge Türküsü / Kürtçe
  6. Selahattin Demircan / Gule Zeman - Kürtçe İlahi
VİDEO GALERİ
YUKARI