Bugun...


Lütfü Caner


facebook-paylas







Lozan Anlaşması Ve Tek Parti CHP Dönemi ?
Tarih: 23-09-2016 03:31:00 Güncelleme: 01-10-2016 22:54:00


 

Birinci Dünya savaşında, Hristiyan Batı Dünyasının birleşerek, Osmanlı devletini parçalamalarından sonra, Osmanlı coğrafyası ve Ortadoğu İslam coğrafyasında bütün İslam ülkeler adeta küçük küçük devletçiklere bölündüler. Çünkü; küçültülmüş ve bölünmüş olan devletleri yönetmek ve sömürmek daha kolay olacaktı. Onun için böl, parçala, yönteminden hareketle, İslam coğrafyasını gördüğünüz gibi adeta küçük küçük devletçiklere böldü dönemin egemen batı Hristiyan Devletleri.

 

Birinci Dünya savaşında, Hristiyan Batı Dünyası, takriben 634 yıl bir türlü baş  edemediği Osmanlı İmparatorluğunu parçalamanın intikamı ve keyfi içinde, bölge coğrafyasında çok büyük zulümler ve tahribatlar yaptı bizimde bulunduğumuz bu bölgede ve bu coğrafyada.

Birinci Dünya savaşı bittiğinde, örneğin bizimle beraber savaşı kaybedip mağlup olan Almanya ve Bulgaristan bir karış toprak dahi kaybetmezken, biz  Osmanlı’nın bakiyesi  olan Türkiye olarak, Mısır’ı, Suriyey’i, Irak’ı, Libyay’ı,Filistin’i, Batı Tarkya’yı kaybettik. Ve üstelik savaştan sonra, Osmanlı’dan kalan 40 milyar dolar borcu, Lozan’da bize masa başında dayatılan zorlamalarla kabul ettik bunca toprak masa başında vermiş olmamıza rağmen.

Ve bu tarihi sürecin diğer acı bir  gerçeği ise, yıllardır okullarda, işte Efendim bize Lozan’da zafer kazandık,  zafer kazandık diye yutturulan yalanlardır. Kurtuluş savaşı sonrası Türkiye LOZAN anlaşmasına giderken, bizim 12 milyon km2 kare toprağımız varken, LOZAN’da masada kalkıp geri döndüğümüz de, ise, 780 bin km2 kare toprağımız kalmıştı. Be hey utanmaz oğlu utanmazlar, bu mu sizin yıllardır bu millete zafer zafer diye yutturmaya çalıştığınız?

Evet, yıllarca bu ülkede okullarda bize, Lozan’da  zaferle döndük diye, bu milleti kandırdılar. Yani anlayacağınız, savaşta değil, LOZAN’da, masa başında topraklarımızı kaybettik ve 40 milyar dolar da geçmişin tahribat borçlarını devir aldık.

Evet, LOZAN’A giden Türk heyeti giderken, Osmanlı kisvesi ile gitti ve geri döndüklerinde ise, başlarında silindir yahudi fotör şapkası ve sırtlarında frak ingiliz ceketleri  ile döndüler.   

   Tabi ki, LOZAN anlaşmasında daha ne tavizlerin verildiğini, milletimiz halen doğru dürüst bilmiyor. Mesela birinci meclis kurulduğunda, Anayasa’da devletin dini islamdır diye yazılıydı. Ve meclis Hacı Bayram camisinde, Mustafa Kemal, dönemin büyük din adamları, milletvekilleri, Kur’an-ı Kerim tilaveti ve dualarla açıldı.

Ve yine 1924 Anayasa’sının 2’ci maddesinde: devletin dini islam diye yazılı iken, daha sonra 10 Nisan 1928’de yapılan bir değişiklikle, devletin dini İslamdır hükmü Anayasa’da çıkartıldı. Ve özelikle 1925’ten sonra, bu ülkede  adeta dini kurumlar  üstünde şiddetli bir baskı kuruldu ve büyük  bir tasviye hareketi başlatıldı . Ve dönemin tek parti CHP’si dindar insanlar üstünde büyük bir baskı ve sindirme politikası uyguladı, Demokrat partinin kuruluşuna kadar.

İstiklal mahkemeleri ile işlenen zulümleri yazmak için, sayfalar dolusu kitap yazılsa yine yetmez. Çünkü rejimi oturtma uğruna, meydanlarda kurulan dar ağaçlarında, şapka giymek istemediği için asılan insanları milletimiz halen unutmamıştır.

 Yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti  Anayasa’sında, Osmanlı’dan kalma bu milletin ruhuna, dinine, inançların,  kültür ve değerlerine ait olan tüm yasalar tek tek değiştirilmiş ve tamamen Batının istediği gibi bir ANAYASA  bu millete dayatıldı. Bu milletin dili Osmanlıca harflerinin yerine, yani öz türkçemizin yerine, Latin harfler getirildi. Vatandaşın başındaki fes, sarık kaldırıldı ve yerine yahudi fotör şapkası ve İtalyan şapkası getirildi. 1937 yılında Fransa da alınan Laiklik maddesi  Anayasa’ya konuldu. Anayasa’daki medeni yasalar isviçre kanunları ile değiştirildi. Yine anayasadaki ceza yasaları ise, İtalya’dan alındı. Ve adeta % 99’u Müslüman olan bu millete bir Hristiyan gömleği giydirilmeye çalışıldı. Ve hiç utanmadan, bu  millete, bütün bu yaptıklarını bir devrim diye yutturmaya çalıştılar yıllarca.

Evet,  dönemin tek parti CHP yönetimi, bu tamamen yabacı olan gömleği % 99’u Müslüman olan bu millete zorla dayatarak, siz böyle yaşayacaksınız, biz devleti çağdaşlaştırıyoruz diye yıllarca nutuk attılar. İşte yetiştirdikleri nesiller meydandadır. Kimi PKK’lı oldu. Kimi DHKP/C’li oldu.Kimisi Marksist, Komünist oldu ve şimdi Türkiye Cumhuriyeti askerine, polisine, vatandaşlarına kurşun sıkıyor ve bu ülkeyi yıkmaya ve parçalamaya çalışıyorlar.

Dönemin tek parti yönetimi, CHP, adeta bu millete bir asimilasyon politikası uygulamaya çalıştı. İşte buyurun dönemin CHP’li Başbakanı Şükrü Saraç ne diyor: “Din zehirdir.Türkiye’de dini tamamen  atabilmek için bize 30 yıl daha lazım” diyor.( Kaynak: meclis zabıtları) ( ve Sebülüreşat dergisi.)

Ve yine 1946’da, dönemin CHP milletvekillerinden Falih Rıfkı Atay ise,  aynen şöyle diyor:

( “Cehenemim var diye kurum etme ey tanrım. Bağrımdaki ateşle seni bile yakarım.” ) Diyor.

Ve yine dönemin CHP izmir milletvekillerinden Mahmut  Esat Bozkurt’un 18 Temmuz 1923’te yaptığı açıklama da, oldukça dehşet vericidir.          Evet, dönemin izmir milletvekili Mahmut Esat Bozkurt aynen şöyle diyor: “İslam ilerlemeye manidir. Bu dinle yürünmez, mahvoluruz. Ve bize kimse  ehmiyet vermez. Anayasa’da İslam’ı silip Hristiyanlığı yazmalıyız.” Diye açıklamada bulunuyor. ( Tarih 18 Temmuz 1923-İzmir  CHP milletvekili Mahmut Esat Bozkurt)

 Evet, işte tek parti CHP döneminde milletimiz  böylesine baskıcı bir asimilasyon ve zulüm politikaları ile karşılaştı. Evet, o dönemlerde milletimiz baskılar gördü ve zulümler yaşadı. Peki,  diyeceksiniz ki bu günün CHP’si geçmişten daha mı faklı dır? Hayır maalesef, bugün kü CHP yönetimi,  geçmişten  daha da şiddetli bir şekilde, din, kültür ve özgürlük düşmanlığı sergilemektedir. Başka bir yazımızda, İnşallah oldukça daha geniş ve kapsamlı bir sekilde konuya belgelerle ve yaşadığımız gerçeklerle değinmeye çalışırız.

Değerli okurlarım: geçmişini bilmeyen milletlerin geleceği olmaz desturundan hareketle, millet olarak birinci Dünya savaşından sonra LOZAN’da masa başında kaybettiklerimiz ve tek parti CHP dönemi sürecinde yaşadıklarımızı sağlılı ve doğru bilmemiz için, yakın tarihimizi sağlam ve doğru kaynaklardan çok iyi bilmemiz ve iyi okumamız  gerekir ki, asıl yakın tarihin gerçeklerini doğru bilelim ve ona göre yol alalım.

..

Saygılarımla. / lutfucaner44@gmail.com



Bu yazı 1820 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • URFA RESİMLERİ
    URFA RESİMLERİ
  • MALATYA RESİMLERİ
    MALATYA RESİMLERİ
  • KAYSERİ RESİMLERİ
    KAYSERİ RESİMLERİ
  • İSTANBUL RESİMLERİ
    İSTANBUL RESİMLERİ
  1. URFA RESİMLERİ
  2. MALATYA RESİMLERİ
  3. KAYSERİ RESİMLERİ
  4. İSTANBUL RESİMLERİ
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Azdin Erdoğan / Elimde değil
    Azdin Erdoğan / Elimde değil
  • KIVIRCIK ALİ / BİR SELAM SAL SABAH OLSUN
    KIVIRCIK ALİ / BİR SELAM SAL SABAH OLSUN
  • İZZET YILDIZHAN / AY BULUTA GİRMİŞ
    İZZET YILDIZHAN / AY BULUTA GİRMİŞ
  • CELAL ÇOLAK / DUYDUN MU / 2010
    CELAL ÇOLAK / DUYDUN MU / 2010
  • İzzettin Aydoğan ( Lo Askero ) Pötürge Türküsü / Kürtçe
    İzzettin Aydoğan ( Lo Askero ) Pötürge Türküsü / Kürtçe
  • Selahattin Demircan / Gule Zeman - Kürtçe İlahi
    Selahattin Demircan / Gule Zeman - Kürtçe İlahi
  1. Azdin Erdoğan / Elimde değil
  2. KIVIRCIK ALİ / BİR SELAM SAL SABAH OLSUN
  3. İZZET YILDIZHAN / AY BULUTA GİRMİŞ
  4. CELAL ÇOLAK / DUYDUN MU / 2010
  5. İzzettin Aydoğan ( Lo Askero ) Pötürge Türküsü / Kürtçe
  6. Selahattin Demircan / Gule Zeman - Kürtçe İlahi
VİDEO GALERİ
YUKARI