Bugun...


Lütfü Caner


facebook-paylas







TÜRKİYE İKİ BAŞLI SİSTEMDEN KURTULUYOR...
Tarih: 01-03-2017 00:46:00 Güncelleme: 01-03-2017 00:48:00


 

Türkiye Cumhuriyetinin siyasi tarihine baktığımızda, Cumhuriyetin kuruluşundan 2007 yılına kadar seçilen Cumhurbaşkanları ile Başbakanların hep kavgalı olduklarını ve bir türlü anlaşmadıklarını görüyoruz. Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün, sözde yakın arkadaşı İsmet İnönü ile bir türlü anlaşamadığını biliyoruz. Bu konuya belgelere dökmeye  kalkarsak, sayfalar dolusu yazı yazmamız gerekir. Maalesef  buna da köşemiz müsait değil, çünkü köşemiz sınırlıdır..

1950’den sonraki dönemlere bakıyoruz,  İsmet  inönü  Adnan Menderes, 1960’tan sonra İsmet İnönü,  Süleyman demirel’in anlaşmadıklarını görüyoruz. Kenan Evren ile Turgut Özal’ın anlaşamadıklarını görüyoruz.  İkisi de aynı siyasi partiden olmasına rağmen, Süleyman Demirel İle Tansu Çiller’in anlaşamadıklarını görüyoruz. Ve yine ne gariptir ki, ikisi aynı siyasi görüşe sahip olmalarına rağmen,  Ahmet Necdet Sezer ile Bülent Ecevit’tin anlaşamadıklarını görüyoruz..

Yani kıssacısı, 1923’ten 2007 yılına kadar gelip gecen tüm Cumhurbaşkanları ile Başbakanların biri birileri ile hep kavgalı olduklarını ve bir türlü anlaşamadıklarını  gördük ve izledik.. 

Tabi ki durum böyle olunca da,  çoğu  zaman bazı yasaların meclisten  geçmesine rağmen,  Cumhurbaşkanları  tarafından bir şekilde imzalanmadı veya çeşitli sürelerde engellendi.             İşte maalesef bunun cezasını da, 80 yıl boyunca milletimiz çekti.

2007 yılında Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı seçilmesi ile bu durum her ne kadar ortadan kalktı ise de; yarın Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ın ayrı ayrı siyasi partilerden seçilmesi durumunda, bu sorun yine yıllardır olduğu gibi  aynen devam edecek ve bunun cezasını da yine milletimiz çekecektir..

Mesela Ahmet Necdet Sezer ve Bülent Ecevit aynı siyasi görüşe sahip olmalarına rağmen ve hatta Ahmet Necdet  Sezer’in Cumhurbaşkanı olması için, Bülent Ecevitt’in dönemin tüm siyasi partileri ile görüşüp mutabık kalması neticesinde,  Ahmet Necdet Sezer Cumhurbaşkanı  seçilmişti.  Fakat bütün bu olanlara rağmen anlaşamamışlardı ve o meşhur  kitapçık fırlatma hadisesinin Türkiye’ye nelere mal olduğunu ve Türkiye’nin nasıl siyasi ve ekonomik krizler yaşadığını milletimiz çok iyi biliyor..

Dünya’da iki başlı parlamenter sistemler artık yok denecek kadar azdır. Çünkü parlamenter sistemlerde, ister istemez siyasi görüş ayrılıklarından dolayı sistem sık sık  tıkanmakta ve ülkelerin  gelişmesinin önünde parlamenter sistemler adeta bir takoz gibi engel teşkil etmektedirler..

Dünya’da ve Avrupa’da ki gelişmiş ülkelere baktığınızda, ya tam Başkanlık veya yarı Başkanlık sistemleri ile kendilerine özgü bir biçimde yönetildiklerini görüyoruz. Her gün gelişen Dünya’da artık gelişmenin önünde takoz olan iki başlı sistemlerin  yavaş yavaş siyasi Dünya sistemlerinden kaldırıldığını görüyoruz.. 

İşte Dünyadaki bu mevcut  durum karşısında, ister istemez  şu soru aklımıza geliyor; peki CHP neden Başkanlık sistemine karşı geliyor? Aslında bu meselenin asıl gerçeğine bakarsanız; CHP’nin tabanında ki vatandaş’ta devlet tek elden yönetilsin ve daha çabuk kalkınsın diye Başkanlık sistemini istiyor. Fakat 1960’tan bu yana, CHP’nin üst kademelerinde  defalarca seçim kaybetmiş olmalarına rağmen, koltuklarını bir türlü bırakmak istemeyen ve sanki o koltuklar onların  tapulu mülküymüş  gibi sahiplenen  bazı CHP’li siyasiler yüzünden,  CHP er gün biraz daha küçülüyor ve bu durumdan dolayı, Türkiye iki başlı sisteme mahkum edilmek isteniyor..

 

CHP’nin tabanı değil, üst yönetim kadroları Başkanlık sisteminde istedikleri gibi bu milleti kandıramayacaklarını bildikleri için, mümkün mertebe Başkanlık sistemini  bir şekilde engellemeye çalışıyorlar. Oysaki milletimiz Dünya’daki siyasi gelişmeleri ve siyasi konjönktörü çok iyi bildiği için,  Kemal Kılçdaroğlu’nun  söylediklerine ancak gülüp geçiyor. Kemal Kılıçdaroğlu CHP’yi değil, yalınız kendi  istikbalini düşünüyor. Eğer Kemal Kılıçdaroğlu CHP’yi düşünmüş olsaydı, 7 seçimdir kaybediyor, fakat hala o koltukta oturmaya devam diyor. 7 defa sesçim kaybetmiş bir liderin hala o koltukta ne işi var söylermisiniz???

 

Saygılarımla. lutfucaner44@gmail.com



Bu yazı 354 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • URFA RESİMLERİ
    URFA RESİMLERİ
  • MALATYA RESİMLERİ
    MALATYA RESİMLERİ
  • KAYSERİ RESİMLERİ
    KAYSERİ RESİMLERİ
  • İSTANBUL RESİMLERİ
    İSTANBUL RESİMLERİ
  1. URFA RESİMLERİ
  2. MALATYA RESİMLERİ
  3. KAYSERİ RESİMLERİ
  4. İSTANBUL RESİMLERİ
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Azdin Erdoğan / Elimde değil
    Azdin Erdoğan / Elimde değil
  • KIVIRCIK ALİ / BİR SELAM SAL SABAH OLSUN
    KIVIRCIK ALİ / BİR SELAM SAL SABAH OLSUN
  • İZZET YILDIZHAN / AY BULUTA GİRMİŞ
    İZZET YILDIZHAN / AY BULUTA GİRMİŞ
  • CELAL ÇOLAK / DUYDUN MU / 2010
    CELAL ÇOLAK / DUYDUN MU / 2010
  • İzzettin Aydoğan ( Lo Askero ) Pötürge Türküsü / Kürtçe
    İzzettin Aydoğan ( Lo Askero ) Pötürge Türküsü / Kürtçe
  • Selahattin Demircan / Gule Zeman - Kürtçe İlahi
    Selahattin Demircan / Gule Zeman - Kürtçe İlahi
  1. Azdin Erdoğan / Elimde değil
  2. KIVIRCIK ALİ / BİR SELAM SAL SABAH OLSUN
  3. İZZET YILDIZHAN / AY BULUTA GİRMİŞ
  4. CELAL ÇOLAK / DUYDUN MU / 2010
  5. İzzettin Aydoğan ( Lo Askero ) Pötürge Türküsü / Kürtçe
  6. Selahattin Demircan / Gule Zeman - Kürtçe İlahi
VİDEO GALERİ
YUKARI